YOLU NOVA’DAN GEÇENLER – Dişhekimi Mete Karpuzoğlu

YOLU NOVA’DAN GEÇENLER – Dişhekimi Mete Karpuzoğlu

 TAMER GÜÇKAYA – Matematiği nasıl yenerim?
CANAN TOPSAKAL – Z kuşağına tavsiye
Daha iyisini yapabilecek olan her insan vasatı terk eder!

İlginç bir hayatı yaşıyoruz.

 Kendimize sormamız gereken soruları bize unutturan bir çağda, hazır cevapların paketlenmiş olarak önümüze konulduğu bir zamanda.

Sevgili Canan Öğretmenim, meslek seçimiyle ilgili Nova gazetede yazmamı istediğinde içimden epey bir güldüm. Belki, bir dişhekimi olarak mesleğimi büyük bir keyif ve şevkle yaptığımı gördüğünden istedi.

 Oysa ki ben mesleğimi görücü usulü seçmiştim. Yolda görüp beğenmişliğim, elini tutup dolaşmışlığım, sarılıp başımı göğsüne okumuşluğum yoktu.

Çalışkandım ve çoğu yaşıtımdan daha çok doğru kutucuğu karalamıştım o kadar.

Ç = T. D. M (Kısaltmalar için sayfa sonuna bakınız)

Bu basit formülün ete kemiğe bürünmüş haliydim.

‘ŞANSIMA BU MESLEĞİ ÇOK SEVDİM!’

Şansıma ben mesleğimi çok sevdim. Tamamen şansıma!..

Benim üniversiteye girdiğim yıl, 90 kişi kabul edilen Ege Diş’in ilk senesi 7 kişi, 5 yıllık fakültenin 2., 3. ve hatta 4. yıllarında bile ayrılıp gidenlerden sonra fakülteyi 30 kişi bitirebildik.

Bu 30’un 8’i de şu anda dişhekimliği yapmıyor. Kalan 22’nin kaçı mutlu, o da muamma!

 “Seveceğiniz, mutlu olacağınız mesleği seçin!..” demeyeceğim. Ne kadar uyuz, ne kadar manasız bir söz.

İnsanın zekasıyla alay eder gibi. Sanki 18 yaşımızda neyden mutlu olacağımızı bilebilirmişiz gibi…

Biliyorum aramızdan bazıları bir şeye doğuştan yetenekli ve tutkulu.

Bu şanslı azınlığı saymazsak, büyük çoğunluğumuz benim gibi gayet normal. 18 yaşındaki her gayet normal insan gibi aslında nelerden mutlu olacağını da bilmiyor.

(Arkadaşlar eğer şanslıysanız 40 yaş civarı falan bilirsiniz. Şişşştt, acele yok)

Ama benim gibi gayet normallerin de kullanacağı silahlar var elbet; kuşaklardır sorulan  bu “Hangi meslekte mutlu olurum?” sorusuna…

‘KANDAN RAHATSIZSAN TIP, DİŞ SEÇME!’

Huzursuzluk… Gıcıklık… Bunalmak… Orayı terk etme isteği vb…

Doğuştan yeteneklilerin, ne yapmak istediklerini anlamaya yarayan, genlerinden gelen silahları varsa, bizlerin de ne yapmak istemediğimizi genellemek gibi bir silahımız var?

 Kan görmekten rahatsız mısın? Tıp, diş seçme arkadaş.

 Arkadaşların sana dertlerini anlattığında bunalıyor musun? Sırf tercih sırası dolsun diye psikoloji yazayım deme.

Kapalı ortamlarda duramıyor musun? Büroda oturarak yapılan işlerden koşarak uzaklaş.

Böyle genellemelerle tam hedefe varamasak da ;aslında varmasak da olur. Bitirdiği lisans programını mesleği olarak devam ettirenler sadece yüzde 30.

Yani 100 avukatın 70’i, 200 mühendisin 140’ı, 300 öğretmenin 210’u, 400 iktisatçının 280’i mesleklerini yapmıyor.

Ailelerimiz, öğretmenlerimiz ya da bizler, kendimizi kandırsak bile matematik kandırmıyor. Kandırılamıyor da.

‘HANGİ MESLEK?’

 “Hangi meslek” sorusuna doğru cevabı benimle bulamayacağınızı çoktan anlamış olmalısınız. Çünkü ben bu soruyu aslında oldukça aptalca buluyorum.

Çünkü cevaplara değil, doğru sorulara inanıyorum. Hepimiz, eğitim sistemimizin dayattığı bu sınava girip, aldığımız puanlara göre bir lisans programına yerleşiyor olsak da yüzde 70’imiz zaten o işi yapmıyor.

(Hep gülmüşümdür “bir programa yerleşmek” lafına. Bir yerleşen varsa eğer, yerleştiren de vardır çünkü. Böyle kullanılageldiği için ben de kullandım. )

Ortalama bir Anadolu şehrindeki insan sayısından daha çok doğru olduğu iddia edilen kutucukları karalatarak sizi mutlu edebileceğini sanan bir eğitim sisteminden bir şey beklemeyin sakın.

(“Köprüyü geçene kadar ayıya dayı” dersiniz belki, çünkü hak ettiği en fazla bu sistemin…)

‘SORU SORMAYI ÖĞRETENLERE TUTUNUN!’

Güvenmeyin kutucuk zorbalarına. Size cevapları değil, soru sormayı öğretenlere tutunun.

Onları bulduğunuzda tutun ve kendi sorularınızı bulana kadar bırakmayın. Kendi sorusunu sorabilen insan, başkasının cevabıyla yaşamak zorunda kalmaz.

Öğretmen, doktor, teknisyen, avukat, eczacı, modacı, yazar, gazeteci fark etmez. Kendi sorularınız olursa, mesleğinizle ilgili de doğru cevaplarınız olur.

 Sorulara inanın. Sorularınıza inananlara inanın. Cevabınızı beğenmezlerse, söyleyin onlara herkes kendi cevabının sokağında oynasın.

Not: (Ç= çalışkanlar T= tıp D= diş M= mühendisliğe)

YORUMLAR

WORDPRESS: 0